Gönderen Konu: Asrı Saadet  (Okunma sayısı 6 defa)

RotaSız

  • Yönetici
  • Acemi Üye
  • *****
  • İleti: 89
    • Profili Görüntüle
Asrı Saadet
« : 14 Mart 2019, 04:47:33 »
Hz. Ebubekirin Efendimiz arasında geçen kıssalar

Hz. Ebu Bekir Sıddık (r.a.)

Hz. Ebubekirin nesebi:

Hz. Ebubekirin adı Abdullah, künyesi Ebu Bekirdir. Babasının adı Osman künyesi Ebu Kuhafedir. Anasının adı Selma Ümmül Hayrdır. Baba ve Anası tarafından nesebi efendimizle birleşir. Babası Ebu Kuhafe Mekke’nin fethiyle Müslüman olmuş 92 yaşında Hz. Abdullah’tan sonra vefat etmiştir.
Hz. Ebubekir Kureyştendir. Teymidir. Cahiliyedeki ismi Abdülkabe idi. Müslüman olunca efendimiz ona Abdullah ismini verdi Efendimizi ilk kabullenenlerdendi miracta tereddütsüz tasdik etti sıddık namına hak kazanmıştır Efendimiz onun hakkında şöyle buyurmuştur. Kimi islama davet etti isem tereddüt etmişlerdir. Yalnız Ebu Bekir müstesnadır o hemen tasdik etmiştir

Hz. Ebubekir zaten islamdan önce nezih bir hayat yaşıyordu. İyiliği sever faziletten ayrılmazdı. Cahiliyet devrinden uzak kalmıştı Kendisine cahiliye devrinde içki içmedin mi diye sorulduğunda haşa ben namusumu korur, insanlık şerefini tanır bir adamım. İçki içen bunları zayi eder buyurmuştur. Efendimizde Ebubekir’in söylediği doğrudur demiştir. Hz. Ebubekir ticaret için gittiği Şamda bir rüya görür. Rüyasını Rahip Buhayraya anlatır. Buhayra nereden geldin diye sorar. Ebubekir Mekke’den Kureyş kabilesindenim diyince buhayra
rüya doğru ise kabilenden nebi gelecek ve sen nebinin veziri olacaksın dedi. Hz. Ebubekir rüyasını efendimiz gönderilinceye kadar gizledi efendimize delilin nedir diye sordu. Efendimiz Şamda gördüğün rüyadır buyurdu. Ebubekir efendimizin boynuna sarılıp İslamiyeti kabul etti.

Hz. Ebubekir kureyşte sayılır sevilirdi. Dostlarına İslamı anlatmış onlar onun himmetiyle Müslüman oldu Hz. Ebubekir efendimizden hiç ayrılmadı bütün malını İslam yolunda harcamıştır. Efendimiz şöyle anlatır.Cenabı hak beni size gönderdi, bana yalan söylüyorsun dediniz ; yalnız Ebubekir bana doğru söylüyorsun dedi, bana canıyla ve malıyla yardım etti.Rasulüllah (sav) her gün akşam ve sabah onun evine gider sohbet ederdi.Mekke’de zayıf kabilelerden de Müslüman olanlar vardı.Bilal kızgın kumlarda yatırılır, göğsüne taşlar konur o halde bırakılırdı. Habbab yanmış kömürlere yatırılırdı. Ammar bayılıncaya kadar dövülürdü. Ebu Fukeyheni’nin ayağına ip takılır kumlar ve çakıllarda sürüklenirdi. Lübeyne müthiş dayaklar altında kıvranırdı.

Züneyre işkencelere maruz kalırdı. Nehdiye’nin Müslüman olmak yüzünden çekmediği kalmazdı. Ümmü Abisi onlardan biri idi. Hz. Ebubekir hatırı sayılır bir tüccar ve servet sahibiydi. unutulmaz hizmetlerinden birisi de işkence altındaki esir Müslümanları satın alıp azat etmesiydi
Müşrikler kimsesiz, zaif biçare Müslümanlara akıl almadık işkenceler yaptılar Bilali Habeşiyi efendisi yakıcı güneşin altında kızgın kumlara yatırmış göğsüne kocaman bir taş koymuş vaziyette Hz. Ebubekir onu görünce çok üzülmüş Hz. Bilal’i satın almış ve azad etmiştir. Hz. Ebubekir kendini efendimize siper eddi onu korudu müşrikler Kabe’de efendimizi dövmeye başladı Ebu Bekir yetişerek onlara rabbim Allah dediği için bu yapılır mı diye çıkıştı

efendimiz Haremi şerifeynde namaz kılarken müşriklerden Mukayt efendimizi abasıyla boğmak istediği sırada Hz. Ebubekir kurtarmıştır.
Kureyş’in mezalimi sadece fakir Müslümanlara değildi Hz Ebubekir de taarruza uğradığından o da Habeşistan’a hicret etmek istedi O nüfuz ve mevki sahibi idi Onu bu işe zorlayan müşriklerin onu yüksek sesle KURAN okumaktan men etmeleri idi Hz Ebubekir’in sesi KURAN okurken müşrikleri etkiliyordu Kureyş İslama mani olmak için her çareye başvurarak onu da sesli KURAN okumaktan men ettiler Hz Ebubekir karar verip yola çıktı Berkül Gımad mevkiinde İbnüd dağneye rast geldi İbnüddağne Hz Ebubekire sen Mekke’de hatırı sayılır bir insansın diyerek onu fikrinden vazgeçirmiştir

İslam tarihindeki en mühim hadise olan hicrette Hz Ebubekir ailesinin rolü büyüktür Müslümanlar Medine’ye hicret edince Hz Ebubekir de hicret için izin istemişti Rasulüllahta dur bakalım belki Allah sana bir arkadaş nasip eder buyurmuştur Müşrikler efendimizi öldürmekte karar alınca Cebrail efendimize hicreti tebliğ eddi efendimiz yatağına Hz Aliyi bırakarak Hz Ebubekir’e gitti ve yola çıktılar Efendimizle sevr dağına vardıklarında ıssız bir mağara olan Hira’ya sığındılar Mağarada delikten bir yılan başı çıkınca sıddık efendimize zararı olmasın diye deliğe ayağını tıkadı ve yılan sıdıkkı ısırdı Acıdan gözünden akan yaş efendimizin yüzüne damladı efendimiz tükürüğünü yaraya sürerek acısını dindirdi

Hz Ebubekir’in oğlu Abdullah geceleri efendimizin yanında bulunur gündüz Mekke’ye gelip haber toplar, çobanları koyunları efendimiz ve arkadaşının izlerinde gezdirip izlerini yok ederdi Efendimiz ve Hz Ebubekir Medine’ye ulaştıklarında yine arkadaşı yanında idi ve efendimizin vefatına kadar bu böyle devam etti Bir gün Rasulullah huzurunda Hz Ebubekir sinirlice gelince kardeşiniz bmünakaşa etmiş buyurdu Sonra Ebubekir Ya Rasulüllah Ömer ile münakaşa ettik pişman oldum ve kusurumun affını Ömer’e rica eyledim fakat o beni af etmedi Bende Rasulüllaha geldim dedi Efendimiz üç kere Allah seni mağfiret etsin buyurdu Hz Ömerbpişman olarak sıddıkın evine gitti onu evde bulamadı Rasulullaha gitti
Hz Ebubekir Efendimizin Hz Ömer e kötü bir muamelede bulunmasından korktu Rasulullaha diz çökerek bu olaya ben sebep oldum demek istedi

Rasulüllah Hakk Teala beni hak peygamber gönderdi hz ebubebekir, ise sadıktır dedi Ve Ebubekir nefsini ve malını Allah yolunda feda etti buyurdu siz benim sahibimi, arkadaşımı bana terk ediciler misiniz diye efendimiz iki defa tekrarladı Ebubekir’e ilişmeyiniz, buyurdu ve Ebubekir’e kimse dokunmadı ilişmedi”Rasulüllah buyurdu:
uyuyordum, kendimi bir kuyuda gördüm Allahın dilediği kadar su çektim Kuhafe’nin oğlu geldi kovayı aldı, iki kova su çekti Allah Teala onu kurtardı: kova büyüdü ve onu Hattab’ın oğlu Ömer eline aldı, kuvvetlice çekti Onun çektiği su ile havuz dolmuş idi Su içmek isteyenler her taraftan onun etrafında toplanmışlardı

Bu hadise efendimizden sonra halifeliğe Ebubekir, daha sonra ise Hz Ömer’in geçeceğini ve Hz Ömer zamanında fetihlerin çok olacağını göstermiştir
Bedir savaşında Müslümanlar baba ile oğul amca ile yeğen karşı karşıyaydı Hz Ebubekir de karşısında Müslüman olmamış Abdurrahman’ı gördü Abdurrahman babasına karşı kılıcını sıyırmıştı Hz Ebubekir evlat sevgisi ve babalık şefkatini kenara bırakıp ona karşı yürümek istedi Efendimiz (sav) dur Ya Ebu Bekir sen benim görür gözüm işitir kulağımsın buyurarak onu men etmiştir Rasulü Ekrem hicretin on birinci yılında gece yarısı cennetül bakiye gidip oradaki medfun sahabileri ziyaretten dönünce kırgınlık hissetti, gün hastalığı arttı Efendimiz hastalığında Hz Aişe’nin yanında kalırdı

Rasulüllah akşam namazını kıldırdıktan sonra; yatsı namazında Hz Ebubekiri namazla vazifelendirdi
Hz Aişe; efendimize babasının namaz kılarken ağlayacağını belirtmiş efendimi kararını bozmamış ve buyurmuştur itirazdan vazgeç! siz nisa taifesi değil mi Hz Yusuf’un sahibelerisiniz hakikatin hilafına izhar etmekte Züleyhaya benzersiniz Haydi emrediniz, Ebubekir’e namaz kıldırsın Buyurdu
Efendimizin vefatında ashab arasında bunalımlar yaşandı Hz Ömer kılıcını sıyırıp kim Hz Peygamber öldü derse başını alırım diyince Hz Ebubekir onu susturdu, efendimize salat ve selam getirerek buyurdu Ey nas! Rasulüllaha tapan bilsin ki ölmüştür Allah buyurmuştur ki: Muhammed (sav) bir peygamberdir Ondan evvel nice peygamber gelmiştir O ölürse siz geri mi döneceksiniz Kim geri dönerse Allah’a zarar vermez Allah islamiyete nimete ve şükredenlere mükafat verir Bu sözler insanları teskin etti ve efendimizin defni ile meşgul oldular


Rasulü Ekrem’in vefatından sonra ensar Hz Ebubekir, Ömer ve Ubade halkın yanına vardılar Topluluk biz ensarız ilahi davanın yardımcılarıyız siz muhacirler içimizde bir taifesiniz bizi kökümüzden uzaklaştırmak mı istiyorsunuz dediler
Hz Ömer cevap vermek istedi sıddık mani oldu ve konuştu Ey Ensar siz faziletlere sahipsiniz, fakat hakikat şudur ki Araplar kureyşin başkanlığında toplanırlar, başkasına vermezler, size iki zattan birini tavsiye ediyorum biri Hz Ömer diğeri Hz Ebu Ubeydedir Hz Ömer sıddık gibi bir insanın cemaatin riyasetine geçmeyi katiyyen kabul etmeyeceğini söylemiş ve Hz Ebubekiri’n eline sarılarakbbiat etmiştir Ardından bütün Müslümanlar biat etmişdir

Hz Ebubekir halife seçilince minbere çıkıp
Ey Nas! en iyiniz olmadığım halde başınıza geçtim Vazifemde yardım ediniz Yanılır isem doğruyu gösteriniz Doğruluk emanet, yalancılık hıyanettir zaif hakkını alıncaya kadar kuvvetlidir Bir millet Allah yolundaki cihattan ayrılırsa zillete düçar olur fenalık revaç bulursa millet fenaya uğrar Allah ve peygamberine itaat ettikçe bana itaat ediniz itaat etmezsem itaatiniz lazım gelmez Haydi namazınıza Allahu teala cümlenizi rahmetine layık kılsın Hz Ebubekir halife olarak ilk işi Üsame ordusunun sefere gönderilmesi idi Sıddık köpekler, kurtlar üzerime saldıracak olsa onu yine gönderirim buyurmuştur

Efendimiz vefat etmeden sahte peygamberler çıkmış Sıddık onların hepsini bertaraf etmiştir
Kuran hafızlarının savaşlarda şehit düşmeleri ve sayılarının azalmasıyla deri, kemik, taş, dal parçalarına yazılan Kuranı Kerim Hz Ömer ve Ebubekir’in gayretleri ile Zeyd bin sabitin gözetimi altında altı ay zarfında bir araya getirildi
Hz Ebubekir Müslümanların riyasetinde kısa bir süre kalmış çok büyük işlere muvaffak olmuştur Efendimizin vefatıyla sahte peygamberlerle büyük bir metanetle mücadele edip onları bertaraf etmiş İslamın düşmanı Bizans ve Sasanilerle karşılaşmıştır Hicretin on dördüncü yılında Hz Ebubekir’in sıhhatini en çok sarsan efendimizin vefatı olmuştur Bundan sonra gün be gün erimiş Vazifesini Hz Ömer’e bırakarak bu dünyadan ayrılmıştır

Uzuna yakın orta boylu kuruca yüzlü, çukurca gözlü, yumru alınlı, seyrek sakallı idi Aşkullah haşyetullah, muhabbetiyle mahzun idi Bedenen zaifl ancak kuvvet sahibi idi cildi ince, göz pınarları derin, yüzü nurlu, alnı ve yüzü beyaz ve açık idi sakalının üst kısmı hafifti Peygamber efendimiz buyurdular ki: Dünyanızdan bana üç şey sevdirildi: güzel koku, helal nisa, gözüm nuru olan namaz
Hz Ebubekir ise bana üç şey sevdirildi ya rasulullah:senin yüzüne bakmak
kızımın Rasulullahın zevcesi olması, senin yolunda mal harcamakbHz Ömer ra bana üç şey sevdirildi:iyilikle emretmek, kötülükten nehyetmek eski kaftan giymek Hz Osman ra Dünyada bana üç şey sevdirildi:aç doyurmak, kuran okumak, çıplak giydirmek

Hz Ali ra dünyadan üç şeyi sevdim: misafire hizmet etmek, yaz gününde oruç tutmak, düşmana kılıç vurmak İbni Abbas ra :Bana da üç şey sevdirildi: mahlukattan uzlet, Allah ile ünsiyet, Allah’a tövbekar olmak Hz Hasan ra: Bana üç şey sevimli geldi: geceleri namaz kılmak, sözün doğrusunu söylemek, hastaları ziyaret etmek
Hz Hüseyin ra: üç şeyi sevdim: Allah’a Muhabbet, Allah için fukaraya şefkat, Allah yolunda şehadet
Hz Hamza ra Bana da üç şey sevimli gelir: Ahde vefa, emaneti eda, cemaate devam Hz Aişe bana sevimli gelen üç şey: ana babaya ikram, helal kazanç, haramdan sakınmak Hz Fatıma ise: yetimlere şefkat, komşuya ihsan, fakir ve zaiflere merhamet
GidenLerin ArkaSından YakmıŞım 1 Cigara GeLenLeri İzLiyoruM...